Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Mehmet Akif Ersoy’un ahlaki tutarlılığına dikkat çekerek edebiyat dünyasına önemli bir mesaj verdi. Şiiri estetik bir süsten ziyade ahlaki bir sorumluluk olarak tanımlayan Başkan Yılmaz, Akif’in "hakikat" yolundaki tavizsiz duruşunu hatırlattı.
Başkan Yılmaz konuşmasında, Akif’in bugün yaşasaydı topluma yine "gayret, şahsiyet ve mücadele" öğütleyeceğini belirtti. Etkinlik, şairin edebi yönünün yanı sıra bir toplum eleştirmeni ve dava adamı olarak günümüze ışık tutan yönlerinin profesyonel bir bakış açısıyla değerlendirilmesiyle son buldu.
Mehmet Akif Ersoy (1873 - 1936); Türk edebiyatının en güçlü kalemlerinden biri olmasının yanı sıra, milli mücadele döneminin ruhunu kelimelere döken "Milli Şair" ve "İstiklal Şairi" olarak anılan büyük bir mütefekkirdir.
Onu sadece bir şair olarak değil; bir veteriner hekim, öğretmen, vaiz, hafız ve siyasetçi olarak da tanımak, düşünce dünyasını anlamak açısından oldukça önemlidir.
Hayatı ve Eğitimi
1873 yılında İstanbul Fatih’te doğan Akif, babasından "temiz" ve "titiz" bir terbiye aldı. Eğitim hayatında hem İslami bilimleri hem de modern bilimleri bir arada yürüttü.
-
Veterinerlik Kariyeri: Mülkiye Baytar Mektebi'ni birincilikle bitirdi. Memuriyeti sırasında Rumeli'den Arabistan'a kadar geniş bir coğrafyayı gezdi; bu geziler onun şiirindeki "toplumcu gerçekçilik" yönünü besledi.
-
Milli Mücadele: Kurtuluş Savaşı yıllarında Anadolu’yu karış karış gezerek camilerde verdiği vaazlarla halkı bağımsızlık mücadelesine davet etti. Birinci Meclis’te Burdur milletvekili olarak görev yaptı.
-
Edebi Kişiliği ve Üslubu
Mehmet Akif, şiiri bir "süs" değil, bir "uyarı ve irşat" aracı olarak görmüştür.
-
Safahat: En büyük eseri olan 7 ciltlik dev külliyattır. Burada halkın yaşamını, acılarını, cehaletle mücadelesini ve kurtuluş umudunu anlatır.
-
Gerçekçilik: "Hayal ile yoktur benim alışverişim / Her ne demişsem görüp de söylemişim" dizeleriyle sanatının sarsılmaz gerçekçiliğini ifade etmiştir.