Trump'ın sözde barış planının ayrıntılarında neler var?

ABD Başkanı Trump'ın sözde barış planına göre, Filistin'in başkenti Şuafat Filistinli Mülteci Kampı'ndan Kefr Akab'a uzanan bölge ya da Doğu Kudüs'ün banliyölerinden Ebu Dis Mahallesi olacak.

Gündem 31.01.2020, 13:09 31.01.2020, 13:13
Trump'ın sözde barış planının ayrıntılarında neler var?

ABD’nin sözde Orta Doğu barış planı, İsrail'e Akdeniz’den Ürdün Nehri arasındaki coğrafyada tam egemenlik verirken, Filistinlilere ise Tel Aviv’e tanınan bu imtiyazı "sözde devlet" ve "ekonomik refah" karşılığında kabul etmeyi dayatıyor.

Filistinlilerin geri dönüş hakkı, Doğu Kudüs, yerleşim birimlerinin kaldırılması gibi taleplerini görmezden gelen sözde barış planı, tarihi Filistin topraklarında "iki devletli çözüm" imkanını tamamen ortadan kaldırıyor.

Plana göre kurulacak “Filistin Devletinin” başkenti Doğu Kudüs’ün banliyölerinden Ebu Dis Mahallesi ya da Doğu Kudüs’ün kuzeyindeki Şuafat Mülteci Kampı'ndan Kefr Akab Mahallesi'ne uzanan bölge olacak.

İsrail yönetiminin uzun zamandır “yük olarak gördüğü” İsrail vatandaşı yaklaşık 300 bin Filistinlinin yaşadığı ve Ummul Fahm ile Kefr Kasım gibi büyük şehirlerden oluşan El-Muselles bölgesini “müstakbel Filistin devletine” devretmeyi öngören sözde barış planı, bu mübadeleyle de adeta İsrail’in hem demografik yapısını hem de yükünü hafifletmiş oluyor.

Sözde barış planına göre, işgal altındaki Doğu Kudüs’ü hem Batı Şeria’dan hem de çevresindeki mahallelerinden ayıran Ayrım Duvarı, İsrail’in başkenti ile Filistin’in başkenti arasında sınır olarak kalmaya devam edecek.

Ayrıca işgal altındaki Doğu Kudüs’ün Eski Şehir bölgesinde bulunan ve Müslümanların ilk kıblesi olan Mescid-i Aksa’daki mevcut durumun (statüko) korunmasını öngören sözde barış planı, Harem-i Şerif’i İsrail’in tezleri doğrultusunda Yahudilerin de ibadetine açarak aslında statükoyu Yahudilerin lehine değiştirmiş oluyor.

AA muhabirleri, ABD Başkanı Donald Trump'ın salı günü açıkladığı ve "Yüzyılın Anlaşması" olarak isimlendirilen sözde barış planının ayrıntılarını derledi. İşte başlıklar halinde ABD'nin sözde barış planı:

Kudüs'ün statüsü ve başkentler meselesi

Kudüs'ün fiziksel bölünmesinden kaçınılması gerekmekle birlikte halihazırda belediye sınırlarına uymayan bir güvenlik bariyeri (Ayrım Duvarı) bulunmaktadır. Bu duvar Kudüs'teki Arap mahallelerini (Kefr Akab, Şuafat'ın doğusu ile diğerlerini) birbirinden ayırıyor. Bu fiziksel engelin yerinde kalması ve tarafların başkentleri arasında sınır görevi görmesi gerekmektedir.

Kudüs, İsrail'in bölünmez başkenti olarak kalacaktır. Filistin devletinin başkenti ise mevcut güvenlik duvarının (Ayrım Duvarı) doğu ve kuzeyinde kalan Filistin'e ait bölgelerde olacaktır. Bu da Kefr Akab, Şuafat'ın doğusu ve Ebu Dis bölgeleridir. Bu başkentin ismi “Kudüs” ya Filistin tarafından verilecek bir isim olabilir.

Bu vizyona göre, İsrail'in başkenti Kudüs'teki Arap nüfusun önünde tercih edecekleri 3 seçenek olacaktır: İsrail devletinin vatandaşı olmak, Filistin devletinin vatandaşı olmak, mevcut durumlarını daimi şekilde muhafaza etmek.

Kudüs'ün İsrail'in başkenti olarak uluslararası tanınırlığa sahip olması gerekiyor. Kudüs ya da Filistin devleti tarafından seçilen başka bir isimle Filistin'in başkentinin uluslararası toplum tarafından tanınması gerekiyor.

Taraflar, diğer tarafın egemenliğini ya da başkentinin meşruiyetini reddetmek için diğer ülkelerin çabalarını teşvik etmez ya da desteklemez.

ABD'nin İsrail Büyükelçiliği, Kudüs'te kalacaktır. İsrail-Filistin barış anlaşması imzalandıktan sonra ABD'nin Filistin Büyükelçiliği, Washington yönetiminin Filistin devleti ile anlaşarak seçeceği yerde kurulacaktır.

ABD, İsrail ve Filistin devletlerini başkentleriyle tanıyacak ve diğer ülkeleri de büyükelçiliklerini ihtiyaca göre Kudüs'e ya da Kudüs'e (Filistin) taşımaya teşvik edecektir.

Kudüs'teki dini mekanlar ve Mescid-i Aksa

Kudüs’teki tüm kutsal mekanlarda şu anki yönetim düzeni varlığını koruyarak devam etmelidir, özellikle Mescid-i Aksa’daki (sözde barış planına göre Tapınak Tepesi / Harem-i Şerif) mevcut durum (statüko) olduğu gibi korunmalıdır.

Burası tüm dinlerden ibadet etmek isteyenlere ve ziyaret etmek isteyen tüm turistlere açık olmalıdır. Tüm dinlere mensup kişiler Harem-i Şerif’te / Mescid-i Aksa’da diğerinin dinine saygılı bir şekilde ibadet edebilme hakkına sahiptir. İbadet saatleri ve kutsal günlerin yanı sıra diğer dini hassasiyetler göz önünde bulundurulmalıdır.

Coğrafi ulaşım ve sınır kapıları

Köprüler, yollar ve tünellerden oluşan yeni altyapı aracılığıyla Filistin devleti içerisinde seyahatin kolaylaştırılması sağlanacak.

Filistin devleti yüksek hızlı ulaşım bağlantısından faydalanacak. İsrail devletinin egemen olduğu topraklar içinde Batı Şeria ile Gazze arasında etkili bir hareket sağlanacak.

Filistin devleti kendi limanını geliştirene kadar İsrail’de Hayfa ve Aşdod limanlarındaki bazı tesislere özel ulaşımdan faydalanacak. İsrail'in güvenliğinden ödün verilmeden Filistin’e ve yurt dışına ürün ihracatı ve ithalatı yapılacak.

Filistin Devleti'nin yararına iki yol inşa edilecek ve İsrail’in güvenlik ihtiyaçlarına tabi tutulacak. Bu yollar Filistinlilerin Ürdün Vadisi'nden geçerek Ürdün ile sınır kapısına ulaşımı sağlayacak. Dolayısıyla Filistinlilerin Ürdün’e ve yurt dışına seyahatlerini kolaylaştıracak. Bu yollar, Filistin Devleti'nin göç kurallarına tabi olacak. Ürdünlüler ile bölgedeki diğer kişiler Filistin’e girebilecek.

Üç İsrailli, üç Filistinli ve bir Birleşmiş Milletler temsilcisinden oluşacak Sınır Kapıları Heyeti kurulacak. Heyet her üç ayda bir sınır kapıları ile ilgili konuları görüşmek üzere toplanacak.

Yasaların izin verdiği şekilde sınır geçiş düzeni, İsrail’in güvenlik rolünün en aza indirileceği şekilde uygulanacaktır. Bu sınır kapılarındaki güvenlik güçlerinin bir devlete ait olmayan sivil kıyafetler giymeleri gerekecek.

Sınırlar

Güvenlik bariyeri (Batı Şeria'daki Ayrım Duvarı) yeni sınırlara uyacak şekilde yeniden düzenlenecek; modern ve aktif yeni sınır kapıları inşa edilecek.

Güvenlik

İsrail-Filistin barış anlaşmasının imzalanması durumunda, Filistin Devleti'nin güvenliğinden üst düzeyde İsrail Devleti sorumlu olacak. Bununla birlikte Filistinlilerin, iç güvenliklerinden mümkün olduğunca sorumlu olması bekleniyor.

Filistin Devleti tamamen silahsız olacak ve böyle kalacak. Filistin Devleti, iç güvenliği sağlayabilecek, Filistin Devleti içindeki, İsrail, Ürdün ve Mısır'a karşı terör saldırılarını engelleyecek güvenlik güçlerine sahip olacak.

Filistin Devleti'ndeki güvenlik güçlerinin görevi, kamu düzenini korumak, yasaların uygulanmasını sağlamak, terörle mücadele etmek, sınır güvenliğini sağlamak, hükümet yetkilileri ile yabancı şahısları korumak, doğal afetlerde gerekenleri yapmak olarak belirleniyor.

Filistin Devleti'nin güvenlik kriterlerinin bazılarını ya da tamamını karşılayamaması durumunda, İsrail Devleti yukarıda zikredilen süreci geri alma hakkına sahip olacaktır; İsrail Devleti, Filistin Devleti'nin tamamı ya da bir kısmındaki güvenlik etkisini artıracaktır.

İsrail Devleti'nin Filistin Devleti'nde en az bir tane erken uyarı istasyonu bulunacaktır. Bu istasyonun idaresi İsrail güvenliği tarafından sağlanacaktır. Ayrıca İsrail güvenlik güçlerinin erken uyarı istasyonuna kesintisiz erişimi güvence altına alınacaktır.

Yahudi yerleşim birimleri

İsrail, güvenli sınırlara ve tanınırlığa sahip bir devlettir. Yerleşim yerlerinin hiçbirinden vazgeçmek zorunda değildir. Bu yerleşim birimlerinin çoğu İsrail devletinin sınırlarına dahil edilecektir.

Filistin bölgesinde bulunan İsrail cep bölgeleri İsrail’in bir parçası olacak ve etkin bir ulaşım bağlantısı sağlanacaktır.

İsrail’in ulusal güvenliği açısından kritik bir bölge olan Ürdün Vadisi (Batı Şeria’nın yaklaşık üçte biri) İsrail’in egemenliğinde olacaktır.

Batı Şeria’daki Filistin cep bölgeleri

Batı Şeria’daki İsraillilerin yüzde 97’si (Yahudi yerleşimciler) İsrail topraklarına, Batı Şeria’daki Filistinlilerin yüzde 97’si (yerleşimciler) Filistin topraklarına dahil olacaktır.

Filistin bölgesinde bulunan İsrail’in cep bölgelerinde yaşayan Filistin nüfusunun, aksini istemediği takdirde Filistin vatandaşı olarak kalmaya hakkı vardır.

Bu nüfusun Filistin devletine kara yolu bağlantısı sağlanacaktır, ancak bu yolların güvenliğinden İsrail sorumlu olacaktır.

Filistin topraklarında yaşayan İsrailliler, aksini istemedikleri takdirde burada yaşamaya devam etme ve İsrail vatandaşlığında kalma hakkına sahip olacaklardır. Bu kişilerin yaşadığı yerlerin İsrail topraklarına kara yoluyla bağlantısı bulunacaktır. Ayrıca bu kişiler, İsrail sivil otoritesine bağlı ve güvenlik korumasına sahip olup ayrıma uğramayacaklardır. Bu kişilerin yaşadığı cep bölgeler, İsrail güvenlik güçlerinin sorumluluğunda olacaktır.

Mülteci konusu

Hiçbir Filistinli mülteci, İsrail’e dönemeyecek ve orada barınamayacak.

Bu plan, daimi ikamet alanı arayan Filistinli mülteciler için 3 seçenek içeriyor:

1- Filistin Devleti'nde yer almaları. Bu seçenek kısıtlamalara tabidir.

2- Bulundukları ülkelere entegre olmaları (Devletlerin onayına tabidir).

3- Filistinli mültecilerin yeniden yerleştirilmesine katılmayı kabul eden İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ülkelerinin 10 yıl boyunca her yıl 5 bin mülteciyi kabul etmesi.

İsrail-Filistin barış anlaşması imzalandığında, Filistinli mülteci statüsü ortadan kalkacak, Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Ajansının (UNRWA) görevi sona erecek, sorumluluklarını ilgili hükümetlere devredecek.

Trump'ın ekonomik planının bir kısmı, Filistin Devleti'ndeki mülteci kamplarının yeni yerleşim birimlerine dönüştürülmesini hedefleyecek. Dolayısıyla İsrail-Filistin barış anlaşması, tüm Filistin mülteci kamplarının kaldırılmasına ve daimi yerleşim birimleri inşasına yol açacak.

Gazze Şeridi

Gazze halkı için İsrail ile ateşkes yapılıncaya ve tamamen silahsızlandırılıncaya kadar önemli bir gelişme olmayacak.

İsrail yükümlülüklerine yalnızca şu üç şartta uyacak:

1- Filistin yönetimi ve diğer ulusal / uluslararası yapının tamamen İsrail’in kontrolüne girmesi.

2- Gazze’de Hamas, İslami Cihad ve diğer terör örgütlerinin silahsızlandırılması.

3- Gazze’nin silahlardan temizlenmesi.

İsrail ile Filistin arasında barış anlaşması imzalandığında, tüm İsrailli esirler ve kalıntıları (ceset, eşya vb.) iade edilecek.

Eğer Hamas Filistin’in yönetiminde söz sahibi olmak istiyorsa, Birleşmiş Milletler (BM), Avrupa Birliği (AB), ABD ve Rusya'nın oluşturduğu Orta Doğu Dörtlüsü'nün ilkelerine uyması gerekiyor.

Bu ilkelere; İsrail devletinin açık ve net bir biçimde tanınması, şiddetten uzak durma sözü verilmesi ve daha önce yapılan, terör örgütlerinin silahsızlandırılmasını içeren tüm anlaşmaların kabul edilmesi dahildir.

ABD, bu şartlar sağlanmadan Hamas veya İslami Cihad’ın hiçbir üyesinin Filistin Devleti hükümetinde yer almamasını beklemektedir.

Uluslararası toplumdan, Gazze’nin tamamen silahsızlandırılması ve bunun kontrol edilmesi karşılığında, büyük yatırımlar halinde tazminat ödemesi beklenmektedir.

İsrail ile Filistin arasında anlaşma imzalanmasından beş yıl sonra Gazze’de bu anlaşmanın şartlarını yerine getirdiğinden tam olarak emin olunması halinde, Filistin Devleti – İsrail’in güvenlik ve çevreye ilişkin şartları dahilinde, bir liman ve küçük uçaklar için bir havalimanı inşa etme hakkına sahip olacaktır.

Filistinli esirler

İsrail-Filistin barış anlaşması İsrail hapishanelerindeki Filistinli tutukluların ve idari tutukluların serbest bırakılmasını öngörüyor. Şunlar istisna;

1- Cinayet ve cinayete teşebbüs edenler

2- Cinayet suçu için komplo üretmekle suçlananlar

3- İsrail vatandaşları (İsrail kimliği alan Filistinliler)

Bu 3 şartı taşımayan mahkumlar, düzenli bir şekilde nakledilmeleri ve yeniden yerleştirilmelerine fırsat tanımak için iki aşamada serbest bırakılacak. Serbest bırakılan tüm mahkumlar Filistin Devleti vatandaşı olacak.

Tüm İsrailli mahkumlar ve cesetleri İsrail’e iade edilmezse, Filistinli mahkumlar veya idari tutuklular bu serbest bırakılmayacak.

İsrail ile Filistin'in kara suları

İsrail, güvenliği için hayati önem taşıyan, bölgede istikrar ve güvenliği sağlayan kara suları üzerindeki egemenliğini koruyacak.

- El-Muselles bölgesi (İsrail'in kuzeyinde Arap nüfusun yoğunlukta olduğu bölge)

Muselles bölgesinde; Kefr Kara, Arara, Baka El-Garbiyye, Ummul Fahm, Kalansava, Et-Tayyibe, Kefr Kasım, Et-Tayra, Kefr Bera ve Celculiyye belde ve kentleri yer alıyor.

Filistinli nüfusun yoğunlukta olduğu bölge, aslında 1949'da imzalanan ateşkes anlaşmalarında Ürdün egemenliğine bırakılmıştı. Ancak İsrail, askeri sebeplerden ötürü burada egemenliğini korudu.

ABD’nin vizyonu, iki tarafın anlaşmasına göre, İsrail sınırlarının yeniden çizilme olasılığını gündeme getiriyor. Böylece Muselles bölgesi Filistin Devleti'nin bir parçası olacak. Bu anlaşma, Muselles bölgesindeki bölge sakinlerinin medeni haklarının ilgili makamlarının yürürlükteki yargı kararlarına tabi olmasını kapsıyor.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 15 39
2. Konyaspor 15 27
3. Fenerbahçe 15 27
4. Hatayspor 15 26
5. Başakşehir 15 25
6. Alanyaspor 15 24
7. Galatasaray 15 23
8. Karagümrük 15 22
9. Beşiktaş 15 21
10. Adana Demirspor 15 20
11. Sivasspor 15 19
12. Giresunspor 15 19
13. Kayserispor 15 19
14. Altay 15 18
15. Antalyaspor 15 18
16. Gaziantep FK 15 18
17. Göztepe 15 14
18. Öznur Kablo Yeni Malatya 15 14
19. Kasımpaşa 15 11
20. Rizespor 15 10
Takımlar O P
1. Ankaragücü 15 30
2. Erzurumspor 13 28
3. Ümraniye 14 27
4. Eyüpspor 14 27
5. Bandırmaspor 14 25
6. Samsunspor 14 22
7. Tuzlaspor 13 21
8. İstanbulspor 14 20
9. Kocaelispor 14 20
10. Gençlerbirliği 14 20
11. Boluspor 14 19
12. Adanaspor 15 19
13. Menemenspor 14 18
14. Bursaspor 14 17
15. Manisa FK 15 17
16. Denizlispor 14 15
17. Ankara Keçiörengücü 14 14
18. Altınordu 15 13
19. Balıkesirspor 14 7
Takımlar O P
1. Man City 15 35
2. Liverpool 15 34
3. Chelsea 15 33
4. West Ham 15 27
5. Tottenham 14 25
6. M. United 15 24
7. Arsenal 15 23
8. Wolverhampton 15 21
9. Brighton 15 20
10. Aston Villa 15 19
11. Leicester City 15 19
12. Everton 15 18
13. Brentford 15 17
14. Crystal Palace 15 16
15. Leeds United 15 16
16. Southampton 15 16
17. Watford 15 13
18. Burnley 14 10
19. Newcastle 15 10
20. Norwich City 15 10
Takımlar O P
1. Real Madrid 16 39
2. Sevilla 15 31
3. Real Betis 16 30
4. Atletico Madrid 15 29
5. Real Sociedad 16 29
6. Rayo Vallecano 16 27
7. Barcelona 15 23
8. Valencia 16 22
9. Athletic Bilbao 16 21
10. Osasuna 16 21
11. Espanyol 16 20
12. Mallorca 16 19
13. Villarreal 15 16
14. Celta de Vigo 16 16
15. Granada 15 15
16. Elche 16 15
17. Deportivo Alaves 15 14
18. Cádiz 16 12
19. Getafe 16 11
20. Levante 16 8
Namaz Vakti 09 Aralık 2021
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı