CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: ''Adalet yok, hukuk yok, demokrasi yok, anayasa ayaklar altında.''

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu:"Adalet yok, hukuk yok, demokrasi yok, anayasa ayaklar altında. Bu ülkede herkes perişan vaziyette ama sarayın sesi bile çıkmıyor. Ülke neredeyse sahipsiz bir konumda. Dolayısıyla ben bu ülkeyi seven, bu ülke için çaba harcayan, bayrağımızın dalgalanmasını isteyen, özgürce dalgalanmasını isteyen, vatanına bağlı bütün kesimleri yol arkadaşım olarak kabul ettim ve onlara çağrı yaptım, 'bizim vatanını satanlarla kavga etmemiz lazım' dedim."

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 'Engelli Çalıştayı'nda yaptığı konuşma sonrasında gazetecilerin sorularını yanıtladı.CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Bu ülkeyi seven, bu ülke için çaba harcayan, bayrağımızın dalgalanmasını isteyen, özgürce dalgalanmasını isteyen, vatanına bağlı bütün kesimleri yol arkadaşım olarak kabul ettim ve onlara çağrı yaptım" dedi.

CHP lideri Kılıçdaroğlu şu açıklamalarda bulundu:

İstanbul Milletvekili Erdoğdu ve YDK Üyesi eşi Erdoğdu CHP'den istifa etti İstanbul Milletvekili Erdoğdu ve YDK Üyesi eşi Erdoğdu CHP'den istifa etti

Soru- Efendim dünkü grup toplantısındaki konuşmanız çok yankı buldu. “Kavga edeceğiz” dediniz. Özellikle kimi kastettiğiniz, “yanımda yürüyün ya da yanımdan çekilin” ifadeniz çok konuşuldu.

Kemal KILIÇDAROĞLU- Arkadaşlar, Türkiye’nin içinde bulunduğu şartları siz de biliyorsunuz, ben de biliyorum. Adalet yok, hukuk yok, demokrasi yok, anayasa ayaklar altında. Bu ülkede herkes perişan vaziyette ama sarayın sesi bile çıkmıyor. Ülke neredeyse sahipsiz bir konumda. Dolayısıyla ben bu ülkeyi seven, bu ülke için çaba harcayan, bayrağımızın dalgalanmasını isteyen, özgürce dalgalanmasını isteyen, vatanına bağlı bütün kesimleri yol arkadaşım olarak kabul ettim ve onlara çağrı yaptım, “bizim vatanını satanlarla kavga etmemiz lazım” dedim. Doğru mu? Doğru. Bu laf doğru mu? Evet bu laf da doğru. O zaman ben bunu seslendirmek zorundayım, ben bunu söylemek zorundayım.

Allah aşkına biliyor musunuz yani bir davadan beraat ediyorsunuz, aynı dava tekrar açılıyor bu sefer müebbete mahkum ediliyorsunuz.

Böyle bir Türkiye’yi siz ister misiniz? Ben istemem. Ve bunun için de ben yurttaşlarımı uyarmak zorundayım. Ciddi bir sorunumuz var. Ekonomiye bakın, dış politikaya bakın, iç politikaya bakın, vatandaşa bakın. Arkadaşlar, Allah aşkına bana söyler misiniz ya milyonlarca çocuğun karanlığa mahkum edildiği bir Türkiye’de ben ne konuşayım, ben ne söyleyeyim? Milyonlarca çocuk! Bu çocuklar acaba okula nasıl gidiyorlar, bu çocuklar nasıl besleniyorlar, bu çocuklar nasıl banyo yapıyorlar; bunu düşünen var mı? Efendim elektrikler kesildi, bitti o kadar, tek cümle. Ama o cümlenin arkasında milyonlar var ve ben onların yaşadığı dramı yaşamak zorundayım o konuşmayı yapmak için. Ben o dramı yaşadım ve o konuşmayı yapmak benim hakkım. Ben bütün vatandaşlarımın sorunlarına sahip çıkmak zorundayım.

Ve şunu da söylüyorum açık ve net: Türkiye’nin çözülemeyecek sorunu yoktur. Ama bu iktidar, var olan tek kişilik hükümet bu sorunu çözemez; kapasitesi yok, bilgisi yok, birikimi yok ve çözemez. Bu sorunun çözülmesinin tek yolu var, demokratik yollarla sandığın gelmesi. O nedenle bütün arkadaşlarıma söyledim; eğer bunu istiyorsanız, yol arkadaşı olmak istiyorsanız buyurun gelin, beraber yürüyeceğiz. Eğer hayır biz mevcut düzenden memnunuz diyorsanız yolunuz açık olsun, ayrılın bizden dedim.

Soru- Yalnız bırakıldığınızı mı düşünüyorsunuz efendim?

Kemal KILIÇDAROĞLU- Hayır efendim, hayır. Geniş kitleleri yanıma çekmeye, geniş kitlelerin sözcüsü olmaya, geniş kitlelerin dertlerini Mısır’daki Sağır Sultan duydu, saraydakinin de duymasını istedim. Bunun için yaptım.