Bursa'nın simgesi Tophane Saat Kulesi'nin asırlık saati 30 yıl sonra çalıştırıldı

BURSA (AA) - Bursa'da, Sultan 2. Abdülhamid'in tahta çıkışının 29'uncu yıl dönümü olan 31 Ağustos 1905'te törenle açılan Tophane'deki saat kulesinde bulunan ancak son 30 yıldır çalışmadığı için atıl halde duran asırlık saat, aslına uygun olarak restore edildi.

Bursa Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, şehre hakim bir tepede Bursa'nın simgelerinden 117 yıllık Tophane Saat Kulesi'nde senelerce tarihe tanıklık eden saatin restorasyon süreci, Tüm Saatçi İşadamları Derneği (TÜSAD) Başkanı Hayrettin Akpınar'ın 2016'da kulenin bir köşesinde atıl duran 400 kilogram ağırlığndaki saat mekanizmasını görmesiyle başladı.

Akpınar, tarihi saatin yeniden çalışabilir hale getirilebilmesi için Belçika'da yaşayan, saatçiliğin ana vatanı olan Fransa, Almanya ve İsviçre gibi ülkelerde saat borsalarına katılıp birçok müze ve özel koleksiyonda araştırmalar yapan saat restoratörü Fatih Serhat Yurtdakal ile temasa geçti.

Adeta hurda görünümündeki mekanizmayı kule içinde inceleyen Yurtdakal, Belçika'ya döndükten iki yıl sonra aldığı kararla Bursa'ya yerleşti ve kendisine ait saat atölyesini kurdu. Bu sırada Akpınar, Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş ile görüşerek tarihi mekanizmanın restore edilip çalışır vaziyette meydandaki özel bir kabinde sergilenmesini önerdi.

Aktaş'ın bu fikri benimsemesiyle harekete geçen Yurtdakal, saatin 19'uncu yüzyılın başında faaliyete başlayıp 20'nci yüzyılın ortasına kadar üretim yapan Fransız şirketi "Bailly-Comte" tarafından imal edildiğini belirledi. Tamir edilemediği için 1990'lı yıllarda sökülen mekanizma yerine elektrikli bir makine takılarak, yıllarca kulenin içinde kaderine terk edilen tarihi mekanizmayı atölyesine getiren Yurtdakal, iki yıl önce onarım ve restorasyona başladı.

Fatih Serhat Yurtdakal, 500'ü aşkın parçadan oluşan saatin tüm parçalarını söküp adeta iğne oyası gibi büyük bir titizlikle çalıştı. Eksik olan sarkaç, kelebek debriyajlar, bazı manivela kolları ve dişliler orijinaline uygun olarak yeniden üretildi, arızalı ve aşınmış parçaların bakımı yapıldı. En küçük ayrıntısına kadar sökülüp restore edilen saatin kadranı sıfırdan imal edildi. Saatin, pirinç olan rakamları yine Osmanlı döneminde sadece saat kadranlarında kullanılan Türk rakamları olarak kadranda yerini aldı.

Kulenin önüne yapılan özel bir cam kabin içinde sergilenen, saat başlarında o saatin sayısı kadar gong çalan mekanizma, manuel olarak 24 saatte bir kuruluyor.

- "Yorucu bir çalışma oldu ancak emeklerimize değdi"

Açıklamada görüşlerine yer verilen Yurtdakal, Tophane'deki saatin, dönemindeki saatlere göre daha komplike olduğunu bildirdi.

Bursa'da BAREM, çok önemli ihtiyaca cevap verecek Bursa'da BAREM, çok önemli ihtiyaca cevap verecek

Saatin çeyrekleri, yarım saatleri ve saat başlarını çalma özelliğine sahip olduğu bilgisini veren Yurtdakal, "Her biri 60 kilogram olan 2 ağırlığı var. 'Remontage egalite' denilen yani 10 saniyede bir kurulum yapan bir sisteme sahip. Orijinal haline kavuşan saatin sergilenmesi de çok önemli. O bir saat olarak kule içindeki kabinde misyonunu tamamladı ve şimdi tarihi meydanda sergilenerek kentin tanıtımına katkı sağlıyor. Yorucu bir çalışma oldu ancak emeklerimize değdi." ifadelerini kullandı.

Belediye Başkanı Aktaş da Akpınar ve Yurtdakal ile iki yıl önce başlattıkları süreci başarıyla tamamladıklarını belirtti.

Zaman zaman atölyedeki restorasyon süreçlerini görme imkanı bulduğunu aktaran Aktaş, şunları kaydetti:

"Tarihi zenginliği ile zamanı tersine çeviren şehir olan Bursa'mızda hiç bilinmeyen bir değeri daha gün yüzüne çıkardık. Bu saat Yunan işgali başta olmak üzere pek çok tarihi olaya tanıklık etmiş ancak bozulunca yapılamadığı için sökülüp kule içinde kaderine terk edilmiş. TÜSAD Başkanımız konuyu anlattığında gerçekten çok heyecanlandım. Bu değerin kentimize kazandırılması için gerekenin yapılmasını istedim. Saat restoratörü Fatih Serhat Yurtdakal'ın büyük gayretleriyle de tarihi saat yeniden çalışır duruma geldi. Kulenin önünde sergiliyoruz. Vatandaşlarımız hem zamanı öğreniyor hem de 100 yıl öncesinin teknolojisiyle yapılan mekanizmanın nasıl çalıştığını gözlemleyebiliyor. Başta restoratörümüz olmak üzere emeği geçenlere teşekkür ediyorum."