Cumhuriyet Halk Partisi Osmangazi İlçe Başkanlığı, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ve Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Adayı Mustafa Bozbey’in de katılımıyla Gaziakdemir Mahallesi kentsel dönüşüm sürecinde mağduriyet yaşayan vatandaşların sorunlarını dile getirmek üzere basın açıklaması gerçekleştirdi.

Sedat Yalçın: “Refahla Nilüfer'in geleceğinde ışık var” Sedat Yalçın: “Refahla Nilüfer'in geleceğinde ışık var”

Cumhuriyet Halk Partisi Osmangazi İlçe Başkanlığı, Gaziakdemir Mahallesi’nde kentsel dönüşüm sürecinde mağdur olan vatandaşların sorunlarını dile getirmek amacıyla Gaziakdemir Mahalle Muhtarlığı önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Basın açıklamasına, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, CHP Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Bozbey, CHP Osmangazi İlçe Başkanı Cengiz Çelikten, ilçe başkanları, İl ve ilçe yöneticileri, meclis üyeleri, çok sayıda partili ve Gaziakdemirli kentsel dönüşüm mağduru katıldı.

Gaziakdemir’de planlanan kentsel dönüşüm projesine tepki gösteren CHP Osmangazi İlçe Başkanı Cengiz Çelikten açıklamasında, “Gaziakdemir’de bundan iki buçuk ay önce kentsel dönüşüm startı verilerek bir kentsel danışma ofisi kuruldu. Mahallemiz metro istasyonuna yakın, şehrin merkezinde yer alan mahalle, konumu itibarıyla Bursa’nın da gözde bir bölgesi. Tabii bu da rantçıların, müteahhitlerin iştahını kabartıyor. Biz buna tepki gösteriyoruz” dedi.

“BÜYÜKŞEHİR SAMAN ALTINDAN SU YÜRÜTÜYOR”

Mahallelinin mağdur olduğunu ifade eden Çelikten, “Güya şeffaf bir yönetim anlayışını benimsediğini söyleyen AKP’li Bursa Büyükşehir Belediyesi bölgede saman altından su yürüterek, ortak akıldan uzak, vatandaşların, akademik odaların görüşünü almadan binlerce mahallelinin önüne büyük bir dönüşüm mağduriyeti çıkardı.” şeklinde konuştu.

“BÜYÜKŞEHİR MÜTEAHHİTLERİN TARAFINI GÖZETİYOR”

Çelik’ten Büyükşehir’in müteahhitlerin tarafını gözettiğini dile getirerek, “Öncelikle hazırlanan plana göre proje alanı toplam 153 bin 500 metrekare büyüklüğünde. Proje alanında 655 adet bina, 2200 bağımsız bölüm ve 1690 hak sahibi bulunuyor. Proje ile 2500 adet konut ve 300 adet dükkan inşa edilecek. Büyükşehir Belediyesi’nin de dönüşümü kenti rahatlatmak, afete dirençli konutlar inşa etmek yerine rant odaklı bir dönüşümü hedeflediği de burada karşımıza çıkıyor. Örnek vermek gerekirse, kentsel dönüşüm ofisine tebligat ile çağrılan hak sahiplerine, arsa ve evlerine karşılık kat teklif edildi. Ancak teklifleri duyan mahalle halkımız burada büyük bir şok yaşadı. Birçoğu çocuklu aile olan hak sahiplerine burada 1+1 net 42 m2, 2+1 net 55 m2 gibi evler teklif edildi. Dört kişilik bir çekirdek ailenin barınamayacağı evler için binlerce hak sahibine fiyatı belli olmayan ve söylenmeyen borçlar çıkarıldı. Projede 3+1 evler de yer alıyor ancak AKP’li Bursa Büyükşehir Belediyesi vatandaşların değil müteahhitlerin tarafını gözeterek planlar hazırlıyor, hesaplamalar yapıyor.

Vatandaşlarımız rahat edeceği büyük evleri alma hakkına sahip olamıyor. Peki yarın evler teslim edildikten sonra insanlar 50 m2, 70 m2 evlerini satınca bu küçük dairelere kimler yerleşecek? Doğanbey’in halini ortada. Burayı da Doğanbey’e mi benzetmek istiyorsunuz? Bu açıdan bakıldığında mahallemizin geleceği de tehlike altında. Bütün bunlar yaşanırken bir de vatandaşlarımız burada korkutmaya, adeta zorbalığa maruz kalıyor.

Evine gelen tebligat ile kentsel dönüşüm ofisine giden bir vatandaşımız hak edişini öğreniyor; arkasından kendisine, “Mahallede yüzde 50+1 yakalanırsa ve size verdiğimiz teklifleri kabul etmez iseniz, üçüncü uyarıdan sonra eviniz hakkında kamulaştırma kararı alınır paranız size sorulmadan hesabınıza yatar ve bu projeden daire alamazsınız ve sizin için bu büyük bir zarar olur” deniliyor. Bu korku dilini kullanarak mahalleliyi baskı altına almaya çalışıyorlar. Mahallemizde yaşlı nüfusumuz yüksek. Onlar da bu dilden tedirgin olarak, teklifi kabul etmek zorunda kalıyor. Büyükşehir de atılan imzaları göstererek kendini başarılı sanıyor.” dedi.

“BU PLANA GÖNÜLLÜ OLARAK MI İMZA ATTINIZ?”

Mahalle sakinlerine seslenen Çelik’ten, “Burada bulunan dönüşüm mağduru vatandaşlarımıza sormak istiyorum: Siz bu plana gönüllü olarak mı imza attınız? Mağduriyetler bununla da bitmiyor… Bina hak edişlerinde de büyük bir mağduriyet söz konusu. Bina enkaz bedelleri Resmi Gazete’de yayınlanan 6 ay önceki fiyatından hesaplanırken, sıfır daire fiyatı bugünün fiyatından hesaplanıyor., Arsa üzerindeki hesaplamalarda ikinci kez Düzenleme Ortaklık Payı kesilmesi de mağduriyete mağduriyet ekliyor. Yine arsa payları hesaplanırken, böylesine değerli, gözde bir bölgede müteahhit payı yüzde 60 vatandaş payı ise yüzde 40 olarak veriliyor. Ki ortada bir müteahhit de yok. Yasal haklarını kullanmak isteyen vatandaşlarımız engellenmeye çalışılıyor. Mahalle halkı emsal Yargıtay kararlarını kendilerine gösterip yasal haklarını kullanacaklarını söylediği zaman, dava açıldığı takdirde yeni yapılan evlerden yararlanamayacaklarını söylüyorlar. Mahallelinin yasal hakkını aramasını bile istemiyorlar. Diğer bir konu ise borçlanma. Şu an mahallede neredeyse borçlanmadan daire alabilecek vatandaş yok. Hak edişlerin çok az çıkması nedeniyle insanlar borçlanmak zorunda kalıyor. Yapılan hesaba göre 100 m2 ve üzerinde iki katlı evi olan bir hak sahibi, brütü 70 m2, neti 55 m2’lik bir daire anca alabiliyor. 1+1-50 m2 ev teklif edilen vatandaş, 2+1-70 m2 ev için 20 m2 borçlanıyor. Söylenen fiyatlara göre şu anki bitmiş daire fiyatının m2 si 30000 TL. Yani 600000 TL yapar. Bunun yüzde 25’ini devlet indirim yapıyormuş gibi yapıyor. Borç 450000 TL. Bununda da aylık 18750 TL taksitle ve her 6 ayda memur maaşı artış oranında bir artışla iki yılda ödenmesi gerekiyor. Bunu emekliler nasıl ödeyecek? Bunu ailelerimiz nasıl ödeyecek? Kira yardımı konusunda da çok şikayet geliyor. Kira yardımı şu an 3000 TL. Ocaktan sonra 5000 TL. İnsanlar bu para ile nerede ev bulacağız diye sorduklarında da “Apartmanda oturmayın, Alemdar’dan ev bulun” diye kendi akıllarınca nasihat veriyor. Kiraların uçtuğu Bursa’da bu insanlar 5000 TL’ye nereye ev bulacak? Bu vicdana sığar mı?

Bütün bu itirazları görmezden gelen Büyükşehir Belediyesi bütüncül yaklaşımdan uzak, yönetmeliklere aykırı plan değişikliğiyle bütün itirazları görmezden geldi, görmezden gelmeye de devam ediyor. Evet bir itirazı dikkate aldılar! Kişi başına düşen donatı alanı planını bir revizyon ile 6.57’den 6.87’ye çıkardılar. Yürürlükteki güncel yönetmeliğe göre Osmangazi’de kişi başına 22.45 metrekare yeşil alan ve sosyal donatı ayrılması gerekiyor. 22.45 nerede 6.87 nerede?” tepkisini verdi.

‘BURSA DEPREM AÇISINDAN BİRİNCİ DERECE RİSK ALTINDA’

Bursa’nın deprem açısından risk altında olduğunu belirten Çelikten, “Bursa riskli bir bölge ve onlar ‘Altıparmak ortak akılla dönüşecek’ diyorlar. Popülizmi çok seviyorlar. Evet ortak akıl yürütüyorlar ama halkla, bilim insanlarıyla değil. Rantçılarla, müteahhitlerle… Hızlı ve kar odaklı çalışan planlarla Bursa’yı yaşanılmaz hale getirmek için canla başla çalışan Büyükşehir Belediyesi’ne burada bir kez daha çağrıda bulunuyoruz. Gelin müteahhitlere değil, vatandaşa kulak verin. Gelin bilim insanlarına kulak verin. Bursa’nın deprem açısından Türkiye’de birinci derece risk altındaki bölgelerden olduğunu biz de biliyoruz vatandaşlarımız da biliyor. Kimse depreme dayanıksız bir binada yaşamak istemez. Kimse ailesini, yakınlarını, çocuklarını depremde kaybetmek istemez. Ancak burada daha bütüncül, gerçek bir ortak akıl devreye girmeli, vatandaşlarımızın, bilim insanlarımızın taleplerine kulak verilmeli. Kentsel dönüşüm sadece yapıyı dönüştürmek de değil. Yollar, alt yapı, ulaşım, sosyal donatı alanları, parklar, eğitim de binalarla birlikte dönüşüyor mu dönüşmüyor mu? Bütüncül dönüşüm böyle olur. Bu da olmuyorsa bunun adı kentsel değil, rantsal dönüşüm olur. Siz burada hakkınız olanı almaya çalışırken, sesinizi belediye duymuyorken, bugün Mehmet Akif Mahallesinde birileri, imar izni olmayan bir tarım arazisine 4 adet dev apartman dikmiş vaziyette.

“MÜTEAHHİTLERİN DEĞİL HALKIN YANINDAYIZ”

Müteahhitlere eleştiride bulunan Çelikten, “Müteahhitlerin oğulları villalarda oturacak, benim hemşehrim 1+1 daireye sıkışmak için yıllarca borçlanacak. Yok öyle yağma! Bizle müteahhitlerin değil vatandaşın yanındayız. Gaziakdemir’in sorunlarını, vatandaşlarımızın mağduriyetlerini bugün burada elimizden geldiğince aktarmaya, seslerine ses olmaya geldik. Her zaman kendilerinin yanında olacağız. Zor durumdaki Gaziakdemirli hemşehrilerimizin sorunlarının çözülmesi ve yaşadıkları mağduriyetin giderilmesi adına her platformda gerekli mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz.

Son sözüm de Alinur Aktaş’a…

Bursa’nın sosyal belediyecilik ile tanışmasına az kaldı. Rantsal değil, vatandaşın çıkarlarını gözeten belediyecilik anlayışının Bursa’ya yayılmasına az kaldı. Gel, Bursa’yı bu planlarla yeni sıkıntılara boğma. Bursa’yı daha içinden çıkılmaz bir kent haline getirme. Yandaş ve belirli müteahhitler tarım arazilerimize tecavüz edip apartmanlar dikerken sessiz kalıp, burada yurttaşın iki göz odasıyla uğraşma. Gel sen de müteahhitlerin değil, halkın yanında dur.” dedi.

“KENTSEL DÖNÜŞÜM ADI ALTINDA MÜLK GASPI VAR”

Bir yerde bir haksızlık, bir mağduriyet, bir adaletsizlik varsa CHP orada. Burada bu evleri yapmak için belki de buradaki annelerimiz harcını, suyunu sırtında taşıyarak inşa etti. Geldiğimiz noktada bu kadar bedel ödenen, emek verilen yerlere çökmeye çalışılıyorsa, buraya bir rant giriyorsa buradaki halk da kazanacaktır. Yok öyle yağma. Bu kentin sorunlarını her geçen gün daha da büyüyor. Bu saatte şu trafiği görüyorsunuz kenti yaşanmaz hale getirmişler. Bu ülkede Bursa kadar kent suçu işlenen bir şehir görülmedi. İnsanlar mutsuz, kentsel dönüşüm adı altında sürekli bir mülk gaspı var. Az kaldı. 100 gün sonra gidiyorsunuz. Biz geldiğimiz zaman bu projelerin hepsi gözden geçirilecek. Halkın hakları, halka temsil edilecek. Çocukların nafakalarını birilerine peşkeş çektirmeyeceğiz. Önümüzde bir yerel seçim var. Bu kentte yaşam zulme dönüşmüş durumda. 31 Mart’ta sandığa gideceksiniz ya güneş size doğacak ya da bu zulmü yaşamaya devam edeceğiz. Sosyal demokrat belediyeciliğin ne olduğunu bu halk görmek zorunda. Gençler kenti daha yaşanabilir bir kent olması için kararı siz verin. Daha yaşanabilir bir Bursa’yı hep beraber yaratacağız ya da gideceğiz bu zulmü hep birlikte yaşayacağız. Bu kadar kent suçu işlenmiş belediyecilik anlayışına son verin. Önümüzdeki 100 gün içinde bu dayanışmayı gösterip, daha mutlu bir kent olması için desteklemenizi istiyorum. Bu dayanışma ruhunuzu da tebrik ediyorum. Güç olan sizsiniz. Komşunuzu götürüp rantçılara teslim etmeyeceksiniz.

CHP Bursa Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mustafa Bozbey de açıklamasında şunları ifade etti:

“Yıllardır bu kentte kentsel dönüşüm konuşulur ama içini boşalttıkları için sadece bina yenilirler ve oradaki insanları mağdur ederler, üzerlerine basarlar. Bu tekniğe de uygun değil bilime de. Bütüncül bir plan yapılması lazım. Onların sorunlarının bizim sorunumuz olduğunu bilmenizi isteriz. Bu bölgenin tamamını planlayacaksınız. Kentsel ihtiyaçların tamamını var edecek ve hak sahipleriyle bir araya gelip mağdur etmeden, ortaklaşa bir çözüm üreteceksiniz. O zaman dönüşüm yapacaksınız. Ağlayanın malı gülene helal değil, yaramaz.”

“BU HAKSIZLIĞA ‘DUR’ DEMEK İÇİN DESTEKLERİNİZİ BEKLİYORUM”

Buradaki yapılan yanlışların hepsini biliyorum. Az kaldı. Bu anlayış değişecek. Bu anlayış değiştiğinde, önce çocuklarımız gülümseyecek. Bütün çabamız çocukları, gençleri, kadınları gülümsetmek olacak. Hep beraber 31 Mart’a hazırlanacağız. Çözümü biliyoruz. Burada ilave istenen paraları, nasıl bir anlayışla sizi tehdit ettiklerini biliyorum. Sorunu çözmek bizim işimiz. Ben inşaat mühendisiyim. Konuyu biliyorum ve ne yapılması gerektiğine de vakıfım. Bu haksızlığa dur demek için 31 Mart’ta sizden destek bekliyorum. Her beraber düzelteceğiz. Nasıl ki bizim çocuklarımız, Nilüfer’de gülümsüyor, kadınlarımız bir yerden bir yere gidebiliyorsa bütün mahallerimiz, 17 ilçemiz gülümsesin diye birlikte yola çıktık.”

Konuşmaların ardından Gaziakdemirli kentsel dönüşüm mağdurları da söz alarak yaşadıklarını ve hak kayıplarını aktardı.